Dying Light 2 : Stay Human İnceleme (Spoiler İçerir)

Polonyalı geliştirici Techland, birinci şahıs zombi oyunu Dead Island da dahil olmak üzere yirmi yılı aşkın bir süredir oyunlar geliştiriyor ancak yenilikçi bir seri olan Dying Light’a kadar hakkında pek konuşulmaya başlanmadı. CD Projeckt Red veya Guerrilla Games gibi… Kıyamet sonrası, açık dünya aksiyon rol yapma oyunu Dying Light kendisine çok sayıda özel hayran kazandırdı. Dying Light 2: Stay Human İncelemesi Bilişim Danışmanında! Dün gece saat 3 (türkiye saati ile) kullanıcıları ile buluşan Dying Light 2:Stay Human hakkında inceleme yapıcağız.

Not:Bu incelememiz,, oyunun çıkışından sonra başlayıp 10 saatlik bir periyot ZOR modda oynadıktan sonra hazırlıyoruz.Bu deneyim incelemesi hikayenim 10 saatlik bir kısmı için yapılmıştır.

Birici sınıf parkur deneyimi, inanılmaz bir açık dünya deneyimi, ama her adımınız oyun hataları ile dolu… Gözlemlediğim kadarıyla oyunun düzgün çalışma yüzdesi %50. İlk olarak iyi yanlarından bahsedelim.

Hatta son yedi yılın en iyi zombi oyunlarından biri olarak değerlendirilebilir. Stüdyo, Dying Light 2’nin 2021’in sonundan 2022’nin başına kadar ertelendiğini duyurarak büyük bir öfke patlamasına yol açmıştı ancak sonuca baktığımızda açıkça fayda sağladığı için bu ertelenmenin gerçekleşmesine sevindik. Dying Light 2: Stay Human, ilk oyunda sevdiğimiz birçok elementi alarak ve o elementleri on kat daha iyi harmanlayarak bizlere sunuyor.

Oyunun Hikayesi – 8/10

Oyunu, ünlü oyun dağıtım firması Epic Games üzerinden satın alarak deneyimledik. İlk göze çarpan detay Dying Light gibi, bu devam yapımı da esasen bir zombi aksiyon-hayatta kalma oyunu ancak çok daha fazla kapsamlı, derin ve geniş karakter skalasına sahip. Harran’daki olayların üzerinden biraz zaman geçmiş ve manzara, dünyanın dört bir yanına dağılmış küçük yerleşim yerleriyle daha da parçalanmış duruyor.

Karakterinizi başlangıç noktasının yakınında büyük bir şehir olan ”The City” bölgesinde kayıp kız kardeşini soruştururken buluyorsunuz ve zamanınızın büyük bir çoğunluğunu da burada geçiriyorsunuz. Genellikle yerleşim yerleri arasında mal veya bilgi teslim etmek için seyahat eden bir Pilgrim olan Aiden olarak oynuyorsunuz. Hikayede birçok seçim ve dönüm noktası sizleri bekliyor olacak.

Seçimleriniz haliyle hikaye ve karakter gelişimlerini direkt olarak etkileyecek. Bu kapsamlı hikayeyi hızlı bir şekilde tamamlamak için ana görevden bir diğer ana göreve gitmeyi seçebilirsiniz (ki bu en az 20 saat sürecek) veya yan görevleri, zula avlarını ve tesadüfen karşılaştığınız diğer birçok küçük görevi de serüveniniz boyunca tamamlayabilirsiniz. Sizlere tavsiyem yan görevleri tamamlayarak hikayede ilerlemeniz.

Bu muhteşem dünyayı ve içerisinde barındırdığı insanları derinlemesine tanımanın en basit yolu her şeyi tamamlamaktan geçiyor. Saatlerimi gömmeme rağmen hala yarım kalan birçok görevim mevcut. Siz düşünün…  Yapım içerisinde barındığı görevlerle sizi uzun bir süre oyalayacaktır. Bağlılığınız, hikayenin gidişatını, her grubun tavrını, hatta The City’nin görünüşünü ve verdiği hissi bile değiştiriyor.

Mesela Hayatta Kalanların yanında yer alırsanız, çatılarda daha kolay dolaşmanıza yardımcı olacak kılavuzlar elde edebilirsiniz. Barış Muhafızları’nı tercih ederseniz, virüslü ve diğer tehditleri ortadan kaldırmaya yardımcı olmak için ele geçirdiğiniz bölgelerin etrafı çeşitli tuzaklar ve savunmalarla donatılır.

Tüm bunlar oyunu nasıl oynamak istediğinize göre şekilleniyor. İçerisinde bulunduğunuz dünyanın değişimine tanık olmak farklı bir his uyandırıyor. Oyun ayrıca zamanlanmış bir gündüz ve gece döngüsüne sahip. Bazı görevlerin gece, bazılarının gündüz tamamlanması gerekirken, birçoğu sizin tercih edeceğiniz bir zamanda tamamlanmayı bekliyor olacak.

Gün içinde birkaç tane zombiyle karşılaşmanız olası ancak geceleri sokaklar kesinlikle onlarla dolup taşıyor. Öte yandan, dışarısı aydınlıkken bir iç görevle uğraşmayı seçerseniz, binaların iç kısımları (karanlık bölgeler) çok daha fazlasına ev sahipliği yapıyor olacak. Gündüz/gece döngüsü oldukça hızlı işliyor. En küçük yan görevlere bile gece gündüz döngüsünden ötürü farklı bir strateji ve planlama ile yaklaşım göstermeniz gerekebilir.

The City’de seviyeniz ilerledikçe, en temel düşmanların bile güçlendiğini fark edeceksiniz. Oyun, denge kurma konusunda oldukça ince bir işçilikle tasarlanmış. En düşük zorlukta bile yer yer zorlandığınızı hissedebilirsiniz.

Sonuçta bir yandan bu bir RPG oyunu! Her silahın belli bir hasar derecesi var. Hangi silahı nerede kullanacağınıza siz karar vereceksiniz. İlerleyen bölümlerde mevcut silahlarınızın düşmanlara hiç bir etkisi olmayacaktır. Geliştirmelere ve kişiselleştirmelere önem vermelisiniz. Silahlar Stay Human’da çok daha bol ve daha detaylı kişiselleştirilebilir.

Ayrıca, sınırlı bir ömre sahip oldukları için bulunan hiçbir silaha fazla bağlanmamanızı öneririm. Aynı şey, daha iyi versiyonlar için her birini değiştirdikçe yeteneklerinizi ve zırh derecenizi artıran giysi ve teçhizat için de geçerli. Yol boyunca kendinizi güçlendirmek veya iyileştirmek için aksesuarlar ve sarf malzemeleri de geliştirmeyi unutmayın lütfen.

Bununla birlikte, beceriler belki de oyunda en fazla dikkatimi geçen yeniliklere ev sahipliği yapıyor. İlk oyunda, koşma veya dövüşme gibi farklı yetenekleri artan miktarlarda geliştirebiliyordunuz. Stay Human’da geleneksel bir RPG XP sistemi, dövüş ve parkur için yetenek ağacına dayalı tamamen yeni beceriler sunmanıza olanak tanıyor.

Ayrıca, GRE inhibitörleri bulursanız veya verilirse, sağlığınızı veya dayanıklılığınızı artırabilirsiniz. Bunu yapmak, koşarken, tırmanırken veya dövüşürken yalnızca daha fazla vuruş yapmanızı veya daha uzun süre dayanmanızı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda her iki beceri ağacında satın alabileceğiniz olası eylemleri de genişletir.

Dying Light 2: Stay Human, ilk oyunun parkur mekaniği üzerine mükemmel bir şekilde inşa edilmiş ve size The City’de daha hızlı, daha akıcı ve daha sezgisel bir oynanış sunuyor. Sadece sol kontrol çubuğu ve R1 tuşu ile tüm oyun boyunca kolayca koşabilir, zıplayabilir ve tırmanabilirsiniz. Oyun sizin için zor işlerin çoğunu yapıyor, ancak her zaman kontrolün sizde olduğunu da hissettiriyor.

Dövüş Mekanikleri – 5/10

Dying Light 2:Stay Human’ı bilgisayar üzerinden ZOR modunda deneyimledik. Bilişim Danışmanı olarak dövüş mekanikleri konusunda yetersiz bulduk. Oyunun başlangıcından 10 saatlik bir periyot boyunca elinizde yerden bulduğunuz bir kriket sopası ile en güçsüz zombilere 10 ila 15 defa vurmanız gerekiyor.Bu kısımda Bilişim Danışmanı olarak bizleri sarmadı. Dövüş mekanileri konusunda 5 puanı hak eden kısım perry ve dodge mekaniğinden sonra yapılan ataklar… Bu kısımda ilk oyunun üstüne koyarak güzel işler başardıklarını söylemek istiyoruz.

Parkur Mekanikleri – 9/10

Açık dünya bir şehrin sokaklarında, şehrin çatılarında hoplamak zıplamak fikri, bir çok oyun tarafından denenmeye çalışılmıştır. Fakat bir çoğu Dying Light serisinin yakınından bile geçemeyecek konumdadır.İlk serisinde çok iyi yaptıkları parkur mekaniklerinin üzerine çok fazla ekleyen Polonyalı firma, kendisini bizce parkur mekanikleri konusunda günümüzün belli başlı oyun firmalarının önüne geçirmiştir.

RTX ve DSLR deneyimi 9/10

Yeni nesil bir oyun ile ilgili bir inceleme yapılırken yeni nesil Nvidia teknolojilerinden bahsetmemek olmaz. Eğer 2000 serisi yada 3000 serisi bir ekran kartınız varsa günümüz teknolojilerinden olan DSLR teknoloji ile mükemmel bir entegrasyon içerisinde çalışıyor. Bu oyunu RTX 3080 ve Ryzen 7 ile deneyimleme fırsatı bulduk. Ultra ayarlarda kalite modunda ortalama 80 fps ile oynama fırsatı bulduk. Gerçektende bu konu ile ilgili çalışıldığını gösterdi bizlere. Yakın dönemde CD Project Red tarafından çıkarılan Cyberpunk ile karşılaştırıldığı zaman mükemmel bir optimizasyon sağladıklarını bastıra bastıra söylenebilir.

Grafikler – 7/10

Üst kısımda optimizasyon konusunda karşılaştırdığımız yeni nesil oyunlardan olan Cyber punk ile bu kısımda da karşılaştırdığımızda, Grafik açısından aynı derecede yükseldiğini söylenemez. Cyberpunk bu kısımda bir belki iki tık daha üstte olduğunu gözlemledik.

Korku – 5/10

Dövüş mekanikleri konusunda bahsettiğimiz gibi, yavaş hareket eden bir zombinin kafasına kriket sopası ile 10 ila 15 defa vurmak bizim açımızdan ne korku öğesi, ne de aksiyon ögesi… Bu kısımda ilk oyunundan sonra kendisini geliştiremediğini gözlemledik. Keşke bu konuda da kendilerini geliştirselermiş….

Co-op 0/10

3 arkadaş bu oyunu birlikte alıp Dying Light hikayesine dalmak istedik fakat … Oyun day 1 patchini almasına rağmen 3 arkadaştan 1 kişi online sistem ile bağlantı kurabildi geri kalan 2 kişi eşleştirme sunucusuna bağlanamadı. Hatta daha kötüsü, Eğer bağlantı kurulamadıysa sizi bağlantı kurma sesion’una atıyor ve bu sefer de oyununuz buglanıyor. Sonucunda TEK KİŞİ yaptığınız görevler, aldığınız itemler sayılmıyor.

Buglar 4/10

Bilişim danışmanı olarak bu konu hakkında düşüncemiz, oyun şu an çok mutlu bir şekilde çalışmıyor. Çevremizde deneyimleyen ve deneyimlerini bizlere aktaran kişiler arasından %50’si buglar ile boğuşuyor, geri kalanda hiç bir bug ile karşılaşmıyor.

Sonuç Olarak Bilişim Danışmanı Olarak Puanımız – 6,5/10

Dying Light 2 : Stay Human’ı incelemesini yaptık. Fiyat olarak ünlü oyun dağıtıcısı Steam ve Epic Games üzerinde 349₺’ye satılan oyun için düşüncemiz 10 üzerinden 6,5 puan. Eğer aceleniz yok ise oyunun bu bugları fixlenmesini beklerseniz daha solid bir şekilde oyun deneyimi yaşayabilirsiniz. Eğer bu gün deneyimlemek istiyorsanız ve şanslı bir kişiliğe sahipseniz, güzel bir deneyim altında oyunu oynayabilirsiniz. Eğer şanslı bir kişiliğe sahip değilseniz geçmiş olsun, oyunu silip tekrar yüklesenizde, yeni save açıp sıfırdan tekrar başlasanız bile bu buglar çözüme ulaşmayacaktır.(Denedik Olmadı!)

İncelememizi şu cümlelerle bitiriyoruz. Aceleniz yok ise oyunun buglarının fixlenmesini beklemenizi öneririz. Fakat bu sürecin ne kadar süreç içerisinde olacağını kimse bilmiyor. Ama yakın zaman içerisinde çıkan Cyberpunk gibi olursa bu oyunu oynamanız büyük ihtimal sene sonunu bulur.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.